20 Nisan 2018 11:10 | Son Güncelleme: 20 Nisan 2018 11:11

Beşiktaş'ı hükmen mağlubiyetten kurtaran soru!

Ziraat Türkiye Kupası Yarı Final rövanş karşılaşması, tribün olayları nedeniyle yarıda kalırken, Beşiktaş'lı futbolcular, hakem Mete Kalkavan'a içeri girip giremeyeceklerini sordu. "Evet" yanıtını alan siyah-beyazlılar, bunun ardından soyunma odasına gitti.

Ziraat Türkiye Kupası Yarı Final rövanş karşılaşması, tribün olayları nedeniyle yarıda kalırken, Beşiktaş'lı futbolcular, hakem Mete Kalkavan'a içeri girip giremeyeceklerini sordu.
 
"Evet" yanıtını alan siyah-beyazlılar, bunun ardından soyunma odasına gitti.Fenerbahçe tribünlerinden atılan maddeler nedeniyle Beşiktaş Teknik Direktörü Şenol Güneş, başından yaralanırken, Güneş'e 5 dikiş atıldı. Yaşanan olayların ardından Beşiktaş'lı futbolcular hakem Mete Kalkavan'ın maçı tatil edip etmediğini bilmediği için Kalkavan'a "İçeri girebilir miyiz?" diye sordu. Kalkavan'ın "Evet" cevabı vermesinin ardından, futbolcular soyunma odasının yolunu tutarken, Beşiktaş aleyhine verilecek bir kararın da önüne geçmiş oldu.
 
FENERBAHÇE HÜKMEN MAĞLUP OLMUŞTU
 
1998 yılında Fenerbahçe, Türkiye Kupası Çeyrek Final rövanş karşılaşmasında Trabzon deplasmanına gitmişti. İlk maçı sahasında 2-1 kazanan sarı-lacivertliler, ikinci maçta 1-0 mağlup durumdayken Trabzonspor tribünlerinden atılan bir cisim Fenerbahçe Teknik Direktörü Otto Baric'in sırtına isabet etmiş ve Hırvat çalıştırıcı yerde kalmıştı. Hakemin maçı tatil etme kararı vermemesine rağmen sarı-lacivertliler sahayı terk etmişti. Bu hareket üzerine Türkiye Futbol Federasyonu, Fenerbahçe'nin 3-0 hükmen mağlubiyetine ve Türkiye Kupası'na 1 yıl katılmamasına karar vermişti. (Takvim)

Diğer Haberler

61. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nda 6. Etap: Kraliçe Etap Göz Kamaştıracak
61. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nda 5. Etap: Patara’dan Kemer’e Zorlu Mücadele
Dünya bisikletinin yıldızları Türkiye yollarında…
Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu, bisiklet ekonomisinin yükselen merkezi
CANLI DİNLE
TEKRAR YAYIN
İlker Duralı ve Musa Mutlu